İsrail hükümetinin 'soykırım' kararına Türkiye ve Ermenistan nasıl yanıt verdi?

Bir kadın eğilmiş karanfillerin üzerine çiçek bırakıyor.

Kaynak, KAREN MINASYAN/AFP/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 24 Nisan'ın 110. yıldönümünde Ermenistan'da düzenlenen anmalar.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail kabinesinin 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıma önerisine tepki göstererek, İsrail'i "iftira atmakla" suçladı.

30 Haziran Salı günü Kabine toplantısının ardından konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, "Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzeli'nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz" dedi ve ekledi:

"Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır."

İsrail kabinesi 1915 olaylarının "soykırım" olarak tanınmasını öngören teklifi 28 Haziran'da oybirliğiyle kabul etmişti. Kararın yürürlüğe girmesi için parlamentoda onaylanması gerekiyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, hükümetin "Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Ermeni Soykırımı'nı tanıma önerisini oybirliğiyle kabul ettiğini" açıkladı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı Bakan Saar'ın kabine toplantısında, "Ermeni Soykırımı, bugün de inkâr ve küçümseme yönünde yürütülen örgütlü bir kampanyanın konusu olmayı sürdürüyor; bu kampanya, esas olarak Türk hükümeti tarafından gerçekleştirilen çarpıtılmış bir tarih yeniden yazımını da içeriyor" dediğini aktardı.

Kararla ilgili konuşan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise meselenin "araçsallaştırıldığını" ve "yanıt verme gereği" duymadıklarını söyledi.

İsrail kabinesinin kararı, Türkiye ile ilişkilerde son dönemde tansiyonun artmasını izliyor. Ankara, İsrail'i Gazze'de "soykırım" yapmakla suçluyor; İsrail ise bu iddiayı reddediyor.

Dışişleri'nin açıklaması

İsrail'in kararına Türkiye'den ilk tepkiyi Dışişleri Bakanlığı vermişti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazzelilere karşı soykırım işlemek suçundan yargılandığı hatırlatılarak, "İsrail hükümeti, 1915 olaylarıyla ilgili olarak kabul ettiği siyasi kararla kendi suçlarını örtbas etmeyi hedeflemektedir" denildi.

Bakanlığın açıklamasında İsrail'in bu adımının "kötü niyetli bir girişim" olduğu ifade edilerek, "Uluslararası Ceza Mahkemesinde Filistinlilere karşı işlenen suçlarla bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama emri bulunan Netanyahu ve suç ortaklarının içinde bulunduğu sıkışmışlığı gözler önüne sermektedir" denildi.

Açıklama, Türkiye'nin, "İsrail'in bölgedeki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı politikalarına son verilmesi" ve "Netanyahu hükümetinin Filistin halkı başta olmak üzere sivillere karşı işlediği suçlardan dolayı hukuk önünde hesap vermesi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceği" vurgusuyla sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da, İsrail'i "ikiyüzlülükle" suçladı.

Duran sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "Bebek, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum sivili gözlerini kırpmadan katlederek 21. yüzyılın en vahşi katliamına imza atan İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür" yazdı.

Türkiye 1915 olaylarındaki ölümleri kabul ediyor ancak olayların Birinci Dünya Savaşı şartlarında yaşandığını hatırlatıyor, "soykırım" tanımını reddediyor.

Ermeniler ise 1915 olaylarının "soykırım" olarak uluslararası düzeyde tanınmasını talep ediyor.

Ermeniler 1,5 milyon kişinin öldüğünü söylerken, Türkiye ölü sayısını yüz binler olarak veriyor.

Paşinyan: 'Yanıt verme gereği duymuyoruz'

Eriven merkezli Armen Press ajansına göre, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, İsrail hükümetinin kararına ülkesinin tepki vermesine gerek olmadığını söyledi.

Paşinyan, 29 Haziran'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bir tepki vermeye gerek görmüyoruz. Çünkü Ermenistan'ın çıkarına olanın, Ermeni soykırımı meselesinin siyasi bir silaha dönüştürülmesine yönelik girişimlerin içinde yer almamak olduğuna inanıyoruz" dedi.

Ankara ile ilişkileri normalleştirme çabaları kapsamında Erivan, 2024 yılında Ermeni "soykırımı"nın uluslararası alanda tanınmasının artık dış politika önceliği olmadığını açıklamıştı.

Paşinyan, Nisan 2026'da yaptığı bir açıklamada ise 1915'te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı katliamların, Ermenilerin 19. yüzyılın ortalarından itibaren müdahil olduğu uluslararası entrikalardan kaynaklandığını söylemişti.

Buna ek olarak "soykırım" meselesinin jeopolitik rekabette bir araç olarak kullanılmasına izin verilmemesi gerektiği uyarısında bulunmuştu.